Evlerin dekorasyon anlayışı son yirmi yılda köklü biçimde değişti; ağır ve kalabalık düzenlerin yerini sade kurgular aldı. Bohem tarz konusunda bugün geldiğimiz nokta, bu dönüşümün doğal bir sonucu. Değişimin nedenlerine ve bugüne yansımalarına birlikte bakalım.
Çoğunlukla, yapiskanli askilar, serbest duran raflar ve hali uzerine serilen kilimler evin kimligini kalici hasar vermeden degistirir. Bohem tarz ile ilgili yatirimi tasinabilir parcalara yonlendirmek uzun vadede daha karlidir.
Bu nedenle, satin almadan once tasiyici parcalarin sagligini ve boce izini kontrol etmek gerekir. Bohem tarz konusunda kucuk bir zimpara ve yeni bir cila cogu parcayi yeniden hayata dondurur.
Genel olarak, bir diger sik hata, duvar kenarina siralanmis mobilyalarin oday buyuttugu inancidir; cogu zaman sonuc bos bir orta bosluk ve dagilan bir oturma duzenidir. Bohem tarz konusunda acele karar verilen renk secimleri de sonradan en pahaliya mal olan pismanliklardandir.
Pratikte, mum, koku cubugu ve sominenin oldugu alanlarda yanici tekstilleri uzak tutmak temel kuraldir. Bohem tarz kurgusunda kablo gecislerini hali altina gizlemek yerine kanal ve kelepcelerle duzenleyin, boylece hem takilma hem asinma riskini azaltirsiniz.
Ayrıca, guzel duran bir mekan, dogru kurgudan cok duzenli bakimla ayakta kalir. Haftalik, aylik ve mevsimlik olarak ucе bolunmus kisa bir takvim, buyuk temizlik yukunu ortadan kaldirir.
Bohem tarz konusunda acele verilen kararlar cogu zaman geri donusu pahali sonuclar dogurur. Olcusu alinmadan alinan mobilya, denenmeden secilen duvar rengi ve ihtiyactan fazla aksesuar en cok pisman olunan uc kalemdir. Bir de dolasim alanini daraltmak vardir ki mekani gorsel olarak da kucultur.
Bohem tarz ile ugrasirken en yaygin hata, tek bir gorselden ilham alip mekanin kendi kosullarini yok saymaktir. Farkli bir isik acisinda ve farkli olculerde ayni sonuc elde edilmez. Ikinci sik hata ise her kosede birbiriyle yarisan cok sayida odak noktasi olusturmaktir.
Bohem tarz konusunda mevsimsel gecisler ayni zamanda bakim icin de firsattir. Sezon degisiminde tekstiller yikanir, depolanacaklar ayrilir ve mekan yeniden duzenlenir. Boylece hem gorsel tazelik saglanir hem de esyalarin omru uzar.
Çoğunlukla, nemli mekanlarda malzeme secimi estetikten once gelir; su itici yuzeyler ve nefes alan boyalar uzun vadede tasarrufturur. Mobilyayi duvardan birkac santim ayirmak bile hava sirkulasyonunu belirgin sekilde iyilestirir.
Sonuç olarak, mutfak, banyo ve dis duvara bakan koseler nem yuzunden en cabuk yipranan bolgelerdir. Havalandirma alistirilmadan yapilan her yenileme, birkac sezon icinde kabarma ve leke olarak geri doner.
Bu nedenle, perde, halı, yastık ve örtü gibi tekstiller mekânın sıcaklığını belirlediği için dokusu ve gramajı öncelikli ölçüttür. Sık kullanılan alanlarda yıkanabilir, solmaya dayanıklı ve leke tutmayan kumaşlar tercih edilmeli. Aynı ortamda en fazla iki üç farklı doku birleştirmek, görüntünün dağınık durmasını engeller.}
Masif ahşap, doğal taş, seramik ve tam deri gibi malzemeler ilk yatırımda pahalı görünse de on yılı aşan kullanım ömürleriyle kendini amorti eder. Yoğun kullanılan yüzeylerde suntalam yerine lake veya kaplama kalınlığı yüksek ürünleri tercih etmek şişme ve kabarma riskini düşürür. Tekstilde ise metrekare ağırlığı yüksek, sürtünme dayanımı test edilmiş kumaşlar daha geç yıpranır.
Sağlıklı bir aydınlatma planı genel, görev ve vurgu olmak üzere üç katmandan oluşur; sadece tavan lambasına güvenmek mekânı düz ve soğuk gösterir. Okuma köşesine ayaklı lamba, mutfak tezgâhına bant aydınlatma, raf ve tabloya spot eklemek derinlik yaratır. Ampullerde 2700 ile 3000 kelvin aralığı yaşam alanları için daha huzurlu bir atmosfer sunar.
Trendler her sezon değişse de doku, denge ve ferahlık hissi hiçbir zaman modası geçmeyen üç başlık olarak kalıyor.